| |
Kurgu /
Belge
Orhan
Cem Çetin
Her ne kadar kurgu / belge ve kurgulanmış fotoğraf
/ belgesel fotoğraf kavramları alışkanlıkla karşı
karşıya getiriliyor olsalar da, fotoğraflama eyleminin
kendisi tanım gereği bir kurgulama sürecidir.
Fotoğrafta "belgesel" tanımı gerçekte bir
yakıştırma, bir tür kabuldür. Burada ayrıntıya
girmeye gerek yok ama, bunun neden bir yakıştırma
olduğunu bilimsel olarak açıklamak da mümkündür ve
kolaydır.
Belgesel fotoğrafı şimdilik "gerçek yaşamı
doğrudan yansıttığı varsayılan fotoğraf"
olarak tanımlayalım. Bu durumda, kurgulanmış
fotoğrafın yaklaşık tanımı da "gerçek
yaşamı değil, daha çok fotoğrafçının -ya da
sanatçının- yaşama dair düşüncelerini yansıtan
fotoğraf" olabilir.
Eğer bu tanımlar doğruysa, kurgulanmış fotoğrafın
nasıl elde edildiği ve nasıl sunulduğu da önemini
kaybeder. Önemli olan, fotoğrafın hangi bağlamda
kullanıldığıdır. Örneğin, gerçek yaşamdan elde
edilmiş bir görüntü, gerçeklikle bağı koparılarak
ve farklı bir anlam atfedilmesiyle bambaşka ve çekim
sırasında öngörülmemiş boyutlar kazanabilir. Benzer
biçimde, eskiden "temsili resim" adı verilen
ve haber metinlerine eşlik eden "canlandırma"
görüntüleri, kurgulanmış oldukları halde gerçek
yaşama işaret ederler.
O halde, her zaman olduğu gibi aslolan bağlamdır.
Böyle bakıldığında da, kurgulamanın fotoğrafı
çekilen sahnenin düzenlenmesi ya da çekim sırasında
herhangi bir soyutlama tekniğinin kullanılması ya da
görüntülerin çekim sonrasında karanlıkodada ya da
bilgisayar ortamında dönüştürülmesi, ya da
müdahalenin salt sözle, yani görüntünün sunuluşu
sırasında iliştirilen seçilmiş anlamla
gerçekleştirilmesi hep aynı kapıya çıkar.
Ne var ki, başta da söylediğim gibi, belgesel
fotoğraf da bir kurgunun eseridir. Bu, "gerçeklik
kurgusu"dur. Ve belgesel fotoğraflar var oldukça,
kurgulanmış fotoğrafların gerçeklik yanılsaması da
güçlü olacaktır. Yani, kurgulanmış fotoğraflar bir
anlamda belgesel fotoğrafların varlığına
muhtaçtırlar. Bunun tersi de geçerlidir. Yani,
belgesel fotoğraflar kurgulanmış fotoğrafların
özellikle son yıllarda iyiden iyiye artmasıyla daha da
değerlenmiş, neredeyse koruma altına alınacak hale
gelmişlerdir.
Kısacası, belgesel fotoğraf ve kurgulanmış fotoğraf
birbirini dışlamaz. Tam tersine birbirine muhtaçtır.
Birbirlerine çok da benzerler. Ancak, belgesel fotoğraf
yaptığını söyleyen kişinin kullandığı yegane
kurgulama yöntemi "neyin, ne zaman fotoğrafının
çekileceğine karar vermek"tir.
Kurgulanmış fotoğrafta ise kararların sayısı
sınıflandırılamayacak kadar çoktur ve bu bir
üstünlük ya da bir zaaf değil, yalnızca bir
farktır.
İzleyicinin de bütün bunların üzerine bir kurgu
yapabileceğini kötü bir hatıramla örnekleyerek
bitirmek istiyorum: Bir gece, karanlık bir pasajda
yürürken karşıma aniden hiç kıpırdamadan duran
esrarengiz bir adam silueti çıkınca ödüm kopmuştu.
Neden sonra bunun kartondan bir Levent Kırca fotoğrafı
olduğunu anlayabilmiş ve bir hayli sinirlenmiştim.
Kendime mi, Levent Kırca'ya mı, reklamcılara mı yoksa
kurgulanmış fotoğrafa mı, orasını pek
hatırlayamıyorum.
|