"Sanatsal
yaratım dışı varoluşu seçen" insanlar
için, genellikle, sanatsal yaratımın egemen
tanımı, seçkinci bir tanım olmayı sürdürüyor.
Sanatsal yaratımı, doğuştan gelen bir yetenek,
hatta dehanın eseri, bunun da nasılsa erken bir
zamanda ortaya çıkan izlenebilir/bilinebilir
bir süreç olduğunu düşünüyorlar. Sanatsal
yaratım, onlar için niyetlenilebilen ve öğrenilebilen
kişisel, olanaklı bir yolculuk olarak
görülmüyor.
"Sanatsal yaratım dışı varoluşu
seçen" insanlar için, seçtikleri ya da rıza
cümlesi kurarak çalışmayı sürdürdükleri
mesleklerin yanı sıra sürdürdükleri
kültürel-sanatsal ilgi etkinlikleri,
izleyicilikleri ve tanıklıkları, kendilerine hak
gördükleri tek sanatsal etkinlik alanı.
"Sanatsal yaratım dışı varoluşu
seçen" insanlar için, geleneksel, dekoratif ya
da -neredeyse onlara rağmen- kendiliğinden-özgün
yaratıcılığı içeren kısıtlı edimlerinin
ortak tek bir adı var; o da hobi! Günlük tutan,
yol izlenimleri, sanat etkinliklerine dair
eleştiriler, (kendi deyimleriyle amatör)
öyküler, şiirler yazan, besteler yapan, enstrüman
çalan, resim yapan bu insanların tek ortak yanı,
kendi edimlerinin sanatsal bir içeriği ve biçimi
olmadığına ilişkin elde-bir hazır
düşünceleri...
Internet zemininde yayın yapan, edebiyat, kültür
ve sanata odaklı web siteleri, ülkenin basılı
kültür-sanat dergiciliğinin kuralları,
hiyerarşisi ve mali sorunlarından bağımsız,
alçak seçim eşikleri nedeniyle, "sanatsal
yaratım dışı varoluşu seçen" insanlar
için ilk ve en hızlı "yayınlanabilme"
şansı olmakta. Bu beklenmedik olanağın
karşılarına çıkması ile, bu insanlar,
yazdıklarını ve çizdiklerini (kendi deyimleriyle
daha az amatör kılabilecek yeni bir) özenle elden
geçiriyor ve yeni yazacaklarına, çizeceklerine
ilişkin üretim (-yaratım) standartlarını
yükseltiyorlar.
"Sanatsal yaratım dışı varoluşu
seçen" insanlar için, "kendilerinde
varolan yaratım potansiyeli"ni göstermeye,
öğretmeye, bildirmeye, farkettirmeye ve
kışkırtmaya yönelik her çaba, sevinç verici ama
umutsuz bir çaba. Onlara göre bu çabanın
özneleri, kendilerini unutmayan (belki de geldiği
yeri unutmayan) gerçek sanatçılar!.. Bu gerçek
sanatçıların sözkonusu çabaları ise, asla
sanatçı olmayan kendilerine uzatılan
alçakgönüllü ama tanımı yanlış kurulmuş
teselli armağanları...
"Sanatsal yaratım dışı varoluşu
seçen" insanlar arasında (yine kendi deyimleri
ile) yaşantısının şu ya da bu uğrağında,
içindeki sanatsal yaratıma yönelik cümleleri,
adımları sönmüş, engellenmiş, yokedilmiş ya da
gerçekliğin seçimleri ile bunlardan vazgeçmek
zorunda kalmış insanlar var. Onlar içinse,
sanatsal yaratıma ilişkin ne kadar geç kalıp
kalmadıklarına ilişkin -kimin vereceği belli
olmayan- bir cevaba ihtiyaç var.
"Sanatsal yaratım dışı varoluşu
seçen" insanlar için, geleneksel ve çağdaş
sanatların bilinebilen, yaygın referanslarını
değil de, "zamanın ruhu"nu bir yaratım
zemini olarak onlara sunan her öznenin çağrısı,
kafa karıştırıcı, merak uyandırıcı.
Disiplinlerüstü, disiplinlerarası, oyunbaz,
günlük yaşamın "sıradanlığını"
içeren her yaratım zemini, onlar için,
ummadıkları kadar hayatlarının deneyimini,
görüsünü, bilgisini akıtabilecekleri ifade
alanı olmaya aday. Bu zemin, üzerine
düşündükleri ve reddettikleri "sanatsal
yaratıma yönelik varoluş"u, kendileri için
yeniden tartışmalarını sağlayan bir niteliğe
sahip ve bu tartışmada hiçbir hazır cevapları
yok. Kendilerinin bile ummadığı kadar çok sayıda
soruları ise, tartışmanın zemininin
uyarıcılığı ölçüsünde var!
Daha da ötesi, "sanatsal yaratım dışı
varoluşu seçen" insanlar için, sanatsal
yaratımın niteliğinin yüksekliği ve
özgünlüğüne ilişkin bir üst sorunsalın
tanımı, bu sefer de kendilerini bu üst tanımdan
uzak tutabilmenin rahatlığı ile, artık yaratıcılık
olarak tanımlayabildikleri bir anlam ve amaç
için uğraşa kalkıştırabiliyor. Üstelik bu
yolculuklarında, her biri, kendi sanat dışı
yaşam deneyimlerinin zenginliğinin,
kalkıştıkları şey için ne denli derin bir
kaynak olduğunu farkediyor.