Paralax Görsel Kültür Arşivi 009


  Eylül çok mutlu bir aileden geliyor
Elif Mutlu

İnsan hiç öğlen kirişi huzuru, pencere çerçevesi gölgesi, ışıklı kapı altı esintisi, dalgaların serseri damlalarıyla şişmiş motor kapısı titremesi görüntüsü biriktirir mi belleğinde? Sonra her Eylül geldiğinde tüm görüntüleri masanın üstüne yayıp, koleksiyonunun en nadide parçalarını uzun uzadıya gözden geçirir mi?

Eylül ışığı bana göre, çok mutlu bir aileden geliyor. Çok sevilerek, çok severek büyümüş. Beyaz demirden ağır bahçe sandalyelerine kurulup, kocaman bilge ağaçların gölgesinde roman ya da şiir okuyarak, annesi ve kızkardeşleriyle kadınca sohbetler ederek, uzun uzun rüyaların anlatıldığı ve de hayra yorulduğu bitimsiz sabah kahvaltılarıyla geçmiş ömrü. Üşütmeyen, yalnızca ürperten tatlı rüzgarların hafifçe soğuttuğu az şekerli çayını yudumlayıp hayallere dalmış saatler boyu. Evlerinin huzur dolu eşiğinden misafirler gelmiş, misafirler gitmiş, tüm canlılar için ayrı ayrı iyi dilekler dilemiş... Yeşil yapraklardan damlayan küçük pırıltılara, kopkoyu yeşil gölgelere, serin kısacık esintilere, görevi varolmuşları ısıtmaktan çok kutsamak olan güneş ışığına dönüşmüş sonra.

Tutmuş Eylül olmuş...

İşte yine o, ulu ağaçların gölgesinde tasasız roman okuyan ışıltılı, esintili ve serin günlerin Eylül'ü burada. Yine karşımda oturup benimle sohbet etmeye çalışan insanın gözleri yerine, arkasındaki pencereden yere gözüpek bir gölge düşüren ışığa bakarak bu vakur ayın kısık sesli mırıltılarını dinliyorum.

Öyle ya, bir sonraki Eylül'e hazırlık yapmalı vakit varken... Daha vakit varken, Eylül ışığı beyaz ağır demir bahçe sandalyesinde ayaklarını altına toplayıp romanına dalmadan yeni ışıklar ve gölgeler avlamalı. Hemen her öğlen plazalar arasında başı boş uçuşup onların saçma boylarıyla dalga geçen beyaz naylon torbaya bu oyundan sıkılıp sıkılmadığı sorulmalı. O şefkatin Eylül eli, evimizde hangi gölgeleri nereye düşürüyor, alçakgönüllü ihtişamını sunmak için hangi kirişe sığınıyor, hangi insanların sırtlarını incitmeden ısıtıyor, bilmeli tüm bunları, biriktirmeli. Sırası gelince açıp bakmak, temiz temiz solumak, kendine ait ve kavgasız renkleriyle görmek için dünyayı...

Güle güle Eylül. Okunacak kitaplarınla, yeşil çimenlerde sürünen uzun eteklerinle, tasasız, kuruntusuz, herkese kendi renklerini bahşettiğin sakin yumuşacık ışığınla, altına topladığın ayaklarınla yine gel, e mi!


Eylül 2000


| Elif Mutlu'ya Mektup | Paralax'a Mektup | Bilgi ve Abonelik Koşulları |

| Paralax Ana Sayfa | Hezarfen Fotografya Ana Sayfa |