Paralax Görsel Kültür Arşivi 012


  Siyah-beyazın Dayanılmaz Hafifliği
Murat Germen


Yazının başlığı yanlış bir kanı oluşturmasın kafanızda; siyah-beyazın ağırlığı yok demeye getirmiyorum. Bilakis, dünyanın en önemli fotoğrafçılarının en önemli fotoğrafları çok büyük çoğunlukla siyah-beyazdır hep. Elde bu veri varken siyah-beyaz fotoğraf konusunda menfi bir şey söylemenin hiç gereği yok; varsa da bana düşmez zaten.

Peki neden böyle bir başlık? Siyah-beyaz fotoğrafın izleyiciye aktardığı ile aynı aktarımın renkli fotoğraf yoluyla gerçekleştirilmesi arasındaki fark kafamı hep meşgul etti / ediyor. Bazen aynı fotoğrafın renkli ve siyah-beyaz karşılaştırmasını yapma eğilimi içinde oluyorum. Hatta, siyah-beyaz bir fotoğraf gördüğümde renklisini canlandırmaya çalışıyorum gözümün önünde. Kolay bir iş değil tabii, ama gene de bazı eşyaların, nesnelerin belli renkleri vardır bilirsiniz. Yani, ne bileyim, "belediye otobüslerinin renk kartelası bellidir, ya da halk otobüsleri hep turuncudur..." gibi. Ayrıca, siyah-beyaz fotoğraftaki gri tonundan da oradaki renk konusunda, her zaman olmasa da, bir fikir elde edebilirsiniz.

Bu canlandırmaların sonunda bazen şu gibi bir sonuç çıkabiliyor: siyah-beyaz olarak gayet güzel olan bir fotoğraf renkli çekilse idi hiç de dikkat çekici olmazdı. Bunun sağlamasını bilgisayar ortamında yapmak mümkün olabildiği için, birkaç kere bu anlamda denemeler yapmak kaçınılmaz oldu tabii. Hatta denemenin ötesine geçip bir işte uygulama fırsatı da yakaladım. Aydın Boysan için, Ekmel Ertan ile birlikte mimarın bütün işlerini kapsayacak bir monografi çalışması yapıyorduk. Aydın Boysan'ın ilk dönemlerde, tasarladığı binaların fotoğraflarını siyah-beyaz olarak, Türkiye'nin en önemli ve az sayıdaki mimarlık fotoğrafçılarından biri olan Reha Günay'a çektirdiğini gözlemledik. Bunlar, perspektifleri düzeltilmiş (düşey çizgiler kenarlara paralel olacak şekilde) mimari mekanın iyi ifade edildiği, ve mimar bir fotoğrafçı tarafından çekildikleri bariz fotoğraflardı. Aydın Boysan'ın binalarına bu özeni göstermesi dikkatimizi çekmişti ve takdire şayan bulmuştuk fotoğrafçı seçimini. Ama daha sonraki dönemlerde, özellikle de son zamanlarda yapılmış binalarında aynı özeni göstermediğini gözledik bu sefer mimarın. Çoğunluğu bir modülün tekrarlanmasından oluşan son dönem endüstriyel nitelikli binaların fotoğrafları "snapshot" (şipşak) bir makine ile birazcık yalap-şap, perspektifi bozuk ve amatörce çekilmişti. Bazı iç mekan fotoğrafları ise karanlık ya da renk sapmasına uğramış bir durumda idi. Malum kimyasal tepkime yani: fluoresan tabanlı ışıklarda çiğ yeşile, tungsten telli ampullerde ve halojenlerde ise sarıya doğru kaçma. Sarı rengi bazen kullanırız aslında; karşımızdaki yüzeyler soğuk renklerden oluşuyorsa sarı ışığı mavi filtre ile düzeltmeden çekmek iyi sonuçlar verebiliyor (ama bazen de tüm kare sarıya boyanıyor, ki o durumda hiç iyi sonuç vermiyor). Ama, fluoresan yeşilinin iyi etki yaptığı çok nadirdir, çok çiğ ve resmi boğan bir renge yol açar çünkü o sapma. Her üç ışık kaynağının da varlığı söz konusu olduğunda ise durum o kadar kötü olmayabiliyor; yani günışığı, fluoresan ve tungsten telli ampul ışığının hepsinin birden varolduğu mekanlarda filtresiz çekim yapmak çok ilginç sonuçlar verebiliyor.

Neyse uzattım biraz ve konu dışına çıktım; sonuçta, elimizde sayfa düzenine koyacağımız yeşil renkli iç mekan fotoğrafları vardı. Bunlara, soğan kabuğu filtreyi simüle etmek üzere Photoshop'ta biraz magenta mı katsak acaba derken, birden gri skalaya çevirdik resmi; yani siyah-beyaza. Tahmin edebileceğiniz gibi tüm hava değişti, resimler artık kabul edilebilir kaliteyi yakalamışlardı. Siyah-beyazın sihri idi işte bu!

Siyah-beyaz, dikkati başka tarafa çekme olasılığı bulunan bazı detayları elediği ve daha nötr bir ortam yarattığı için temel bir "sükunet" sağlıyor. Bu sükunet ise insanın gözünde harmonik algılamaya eğilim yarattığı için siyah-beyaz, gayet günlük ve kaba bir tabirle "maça 1-0 galip başlıyor" (ve genellikle de maçı galip bitiriyor).

Siyah-beyaz çekmeyene ve banyo yapmayana pek fotoğrafçı gözüyle bakmazlar nedense. Ben, hasbelkader, hayatımı şu aralar çok sevdiğim ve icra ederken kendimi gerçekten kaybettiğim fotoğraf sayesinde kazanıyorum. Bana "madem fotoğraf çekiyorsun, karanlık odan var mı bakalım?" diye soran biraz ezberci tutumlu insanlara "hayır" cevabı verdiğimde "Nasıl yani, sen nasıl fotoğrafçısın öyle!" türünden tepkiler alıyorum. Demek istiyorum ki karanlık odanın yerine artık bilgisayar var. Buna pek çok kimse "bilgisayar icat olundu mertlik bozuldu" diye tepki veriyor. Ben buna hiç ama hiç katılmıyorum (bu da apayrı bir yazı konusu tabii, belki de tüm bir kitap boyu uzatılabilecek). Karanlık odada da montaj-kolaj yapılıyor, karanlık odada da ışık düzeltiliyor (hele diaya nazaran negatif filmin ışığa karşı olan yüksek toleransını da göz önünde tutarsak siyah beyazda yanlış ışıkla sonuçlanan bir resim çekmek için uğraşmak lazım), karanlık odada da kötü çıkan bir resim düzeltiliyor... Sonuçta bilgisayarda yapılan da bu, farklı bir şey değil. Eskiden fotoğraflara dijital işlem yapan bir program vardı Macintosh'lar ilk piyasaya çıktığında; Photoshop'un atalarından biri sayabileceğimiz bu programın adı "Digital Darkroom" idi (sayısal/dijital karanlık oda). Çok doğru bir isimdi bence böyle bir program ve böyle bir süreç için. Eminim bilgisayara karşı çıkanlar bu işin nasıl yapıldığını bir öğrenseler ve karanlık oda işlemlerinin aslında ne kadar daha kolay gerçekleştirilebileceğini görseler bu konuda ağızlarını bir daha hiç açmazlar.

Lafı bitirecek olursak, siyah-beyazın fotoğraf sanatının atası olduğu şüphe götürmez. Bunun biraz da teknoloji ile ilgisi yok değil tabii. "Camera obscura" ilk icat edildiğinde renkli kayıt yapma olasılığı yoktu, o yüzden de renkli fotoğraf, fotoğraf sanatının atası olamazdı zaten. Ama "iyi" renkli fotoğraf çekmenin "iyi" siyah-beyaz çekmeye nazaran biraz daha zor olduğunu sanıyorum, her ne kadar "renk" unsurunun kandırıcı bir etkisi olduğunun farkında olsam da...


Ekim 2000


| Murat Germen'e Mektup | Paralax'a Mektup | Bilgi ve Abonelik Koşulları |

| Paralax Ana Sayfa | Hezarfen Fotografya Ana Sayfa |