Paralax Görsel Kültür Arşivi 018


  Bilenyum!
Elif Mutlu

Günter Grass "Yüzyılım" adlı kitabına şöyle başlamış: "Benim karşılığımda değiş tokuş edilen ben."

Kendimi bildim bileli, ben ben değildim. Büyüdüm, değiştim. Kendi kendimin çeşitli "ben hallerini" gördüm. Bu büyümüş ve değişmiş halimle, M.S. 2000 yılında halen dünyadayım ve onu, kesintisiz ve kıpırtısız bir şekilde, sesler, görüntüler ve metinler eşliğinde, bakışlarını, çamaşır makinesinin penceresinde dönen renkli çamaşırlara kilitlemiş bir bebeğin kararsız ifadesiyle izliyorum. Günboyu, en son yeraltı ve yerüstü haberlerini, yorumlarını, mürekkebi kurumamış eleştirilerin eleştirilerini, sanal toplulukların entelektüel fikir savaşlarını, görüntülerini, ses dosyalarını, avi ve muvi'lerini, doyma noktasına bir türlü erişemeden yemek yiyormuşum gibi izliyorum. Beynimin altından bir yerlerden, bir bilgi beni bu sırada sürekli tırmalarken: "Hadi çamaşırı as!", "Önce iptekileri topla!", "Renklilerle beyazları ayırmış mıydın?", "Bakınma kıpırda!" ya da "E kirletmeseydin üstünü başını!" Tam, tam da dudaklarımın büzülmesi ifadesiz, ahmak suratımda bir değişikliğe yol açacakken, ağlamaktan vazgeçip eski suratıma dönüyorum. Beynimden ince bir ciiiiiiuuuuuvvvvvvvvv sesi geliyor. Bir anda kendimi kendimle kahve içerken buluyorum.

M.S. 2000 yılı. Sanat devam ediyor. Başlık etkileyici, meraklandırıcı, kıvrandırıcı! Konsept, irkiltici ve kışkırtıcı! Bültenleri, afişleri okuyunca, her nedense, etrafta koca bir ünlem işareti gibi dolaşmam isteniyormuş gibi bir izlenim ediniyorum. Ama peşpeşe üç nokta gibi, üstüme basmasınlar diye sürekli kuyruğumu toparlayarak dolaşmaktan kurtulamıyorum. Sözümü bitiremiyorum. Bir yerde bir bileşeni unutuyorum sanırım diyerek dönüp dönüp bakıyorum. Görsel belleğimi didik didik ediyorum. Yok yok! Bende onların varsaydığı kayıt yok! Kavram sözlüğümün hiçbir ifadesi, sözü edilen şeyleri çağrıştırmıyor. Çağrıştırmıyor. Duygu dizinimde hiçbir kımıltı yok. Kendimi kapatıp açıyorum. Düzelmiyorum. Yine de, sanki bir kapı aralık bırakılmıştır diyorum. Kapıyı tekmeliyor dehşetli bir gıcırtıyla açıyorum. Meydan okur gibi, terbiyesizce sonuna dek açılan kapının ardında yalnızca kendimi görüyorum! Hem de düpedüz aynı ben!

Bu binyılı, başladığım benle bitirmek ne korkunç olacak!


paralaX No: E03
M.S. 07.12.2000


| Elif Mutlu'ya Mektup | Paralax'a Mektup | Bilgi ve Abonelik Koşulları |

| Paralax Ana Sayfa | Hezarfen Fotografya Ana Sayfa |