1.
Odasında yatıyor. Bir soğuk su damlası alın
hizasında yüzünü sıyırdı indi.
Bedeniyle baş başa. Ne kulağını meşgul eden bir
müzik sesi, ne burnunu yoran bir çiçek kokusu.
Gözleri kapalı.
Bir elbise var üzerinde; o da olmasa...
Gürültüyle üzerindeki elbiseyi çıkardı. Şimdi
etine daha yakın.
Elbisenin gürültüsü onu bitkin düşürmüş.
Ortalığın sessizleşmesini bekledi. Biraz da
terlemiş, tekrar yattı. Nabzı yerine geldi.
Bu ne? Yıldızların gürültüsü mü? Koku? Teri
kokuyordu. Sinirlendi. Koklamamak.
Gözleri hep kapalıydı. Bağlı değil; yalnızca
karanlıktan. Konuşmuyorum, ağzım kapalı,
dokunmuyorum. Elleri saatlerdir aynı konumda kalmaktan
uyuşmuş. Hissetmiyorum.
Uyanıklıklıkla uyku hali arasında, en sakin an.
2.
- Baştan başlayalım. Nereye bakıyordun?
- Anımsamıyorum.
- Sana bakanlara kendi bakışlarınla karşılık
vermişsin.
- Vermedim.
- Yalan söyleme. 6 Şubat günü sana tam kırk sekiz
kişi bakmış.
- Nerden biliyorsunuz?
- Tüm bakanlar bizim adamımızdı. Sana bakan herkese
bakmışsın. Üstelik dördüne şehvetle yedisine
tiksintiyle bakmışsın.
- Diğerlerine?
- Sus.
Elindeki kağıttan okumaya devam etti.
- On beşine gülümser gibi bakmışsın. Dokuz tanesine
basbayağı gülmüşsün. Bunların ikisine
aşağılayıcı, dördüne korkutucu, birine içten, bir
diğerine kıskançlıkla gülmüşsün. Sonuncusuna alt
ve üst dişlerini birlikte göstermişsin.
- Anımsamıyorum.
- İnkar etme, elimizde tutanaklar var.
Sessizlik oldu.
- Hakimim, bakmak suçundan yirmi dört yıl istiyorum.
Cezayı hafifletici hiçbir neden bulunmamaktadır.
3.
Odasında yatıyor. Bir soğuk su damlası alın
hizasında yüzünü sıyırdı indi.
Bedeniyle baş başa. Ne kulağını meşgul eden bir
müzik sesi, ne burnunu yoran bir çiçek kokusu.
Gözleri kapalı.
Bir elbise var üzerinde; o da olmasa...
Gürültüyle üzerindeki elbiseyi çıkardı. Şimdi
daha yakın.
Elbisenin gürültüsü onu bitkin düşürmüş.
Ortalığın sessizleşmesini bekledi.
Biraz terlemiş, tekrar yattı. Nabzı yerine geldi.
Bu ne? Yıldızların gürültüsü mü? Koku? Teri
kokuyordu. Sinirlendi. Koklamamak.
Gözleri hep kapalıydı. Bağlı değil; yalnızca
karanlıktan.
Konuşmuyorum, ağzım kapalı, dokunmuyorum. Ellerim
saatlerdir aynı konumda kalmaktan uyuşmuş.
Hissetmiyorum.
Uyanıklıklıkla uyku hali arasında, en sakin an.
4.
- Kaldığımız yerden devam edelim. 7 Şubat günü tam
seksen üç kişiye bakmışsın. Bunların altmış
altısı, üstelik, sana hiç bakmamış, seni hiçbir
şekilde görmemiş.
Elindeki dosyayı inceledi.
- Burada çok önemli bir suçlama daha var.
Sırıttı.
- Baktıklarından birinin yüzü üzerinde gözlerini
tamı tamına otuz altı saniye tutmuşsun ve erkek
cinsiyetli bu gence bakarken "yüzü ne kadar da
çirkin" diye düşünmüşsün.
- Yalan.
- Elimizde kanıtlar var. Düşünürken seni görenler
var.
- Yalan.
- İddiaların geçersizdir. Elimizde raporlar var.
İşaret etti.
- Götürün.
5.
Odasında yatıyor. Bir soğuk su damlası alın
hizasında yüzünü sıyırdı indi.
Bedeniyle baş başa. Ne kulağını meşgul eden ne bir
müzik sesi, ne burnunu yoran bir çiçek kokusu.
Gözleri kapalı.
Bir elbise var üzerinde; o da olmasa...
Gürültüyle üzerindeki elbiseyi çıkardı. Şimdi
etine daha yakın.
Elbisenin gürültüsü onu bitkin düşürmüş.
Ortalığın sessizleşmesini bekledi.
Biraz terlemiş, tekrar yattı. Nabzı yerine geldi.
Bu ne? Karanlığın gürültüsü mü? Koku? Teri
kokuyordu. Sinirlendi. Koklamamak.
Gözleri hep kapalıydı. Bağlı değil; yalnızca
karanlıktan.
Konuşmuyorum, ağzım kapalı, dokunmuyorum. Ellerim
aynı konumda saatlerdir kalmaktan uyuşmuş.
Hissetmiyorum.
Uyanıklıklıkla uyku hali arasında, en sakin an.
6.
- Bugün diğer suçlarını sayacağım. Hakkında yeni
kanıtlar ele geçirdik.
- 8 Şubat...
- Burada ben konuşurum.
Elindeki kağıtları karıştırdı.
- 8 Şubat.
Biraz daha inceledi.
- 8 ve 9 Şubat günlerinde, iki gün üst üste yüz
otuz dokuz kişiye bakmışsın. Bu bize gösteriyor ki
baktığın kişileri içinden tek tek sayıyorsun. Yüz
otuz dokuzar dokuzar...
- Yalan.
- Götürün.
7.
Odasında yatıyor. Oda değil hücre. Bir soğuk su
damlası alın hizasında yüzünü sıyırdı indi.
Duvarlar akmış.
Bedeni var yalnızca. Ne kulağını meşgul eden bir
müzik sesi, ne de burnunu yoran bir çiçek kokusu.
Gözleri kapalı. Bedeni. Bir elbise var üzerinde;
olmasa...
Gürültüyle üzerindeki elbiseyi çıkardı. Etine
yakın.
Elbisenin gürültüsü onu bitkin düşürmüş.
Ortalığın sessizleşmesini bekledi. Biraz da
terlemiş, tekrar yattı. Nabzı yerine geldi.
Bu ne? Yıldızların gürültüsü mü? Koku? Teri
kokuyordu. Sinirlendi.
Bir de sıcaklık duydu. Gözyaşı? Bırak.
Gözleri hep kapalıydı. Bağlı değil; yalnızca
karanlıktan.
Konuşmuyor, ağzı kapalı, dokunmuyor. Elleri aynı
konumda saatlerdir kalmaktan uyuşmuş. Hissetmiyor.
Uyanıklıklıkla uyku hali arasında, en sakin an.
8.
- Dünkü tavrından sonra baştan başlamamız
gerekiyor. Adınız?
- S.
- Soy adınız?
- T.
- Yaş?
- 28.
- Cinsiyet?
- Dişi.
- Her hangi bir hastalığınız var mı?
- 7.2 derece miyop.
- Yalan hakimim. İnanmayın.
Ona döndü.
- Durumunu git gide güç duruma sokuyorsun.
9.
Odasında yatıyor. Bir soğuk su damlası alın
hizasında yüzünü sıyırdı indi.
Bedeniyle. Ne kulağımı meşgul eden bir müzik sesi,
ne burnunu yoran bir çiçek kokusu. Gözleri kapalı.
Bedeni.
Bir elbise. Olmasa...
Gürültüyle üzerindeki elbiseyi çıkardı. Şimdi
etine yakın.
Elbisenin gürültüsü onu bitkin düşürmüş.
Ortalığın sessizleşmesini bekledi. Biraz da
terlemiş, tekrar yattı. Nabzı yerine geldi.
Yıldızların gürültüsü mü? Teri mi? Hiçbir koku.
Gözyaşı, gözyaşı. Din.
Gözleri hep kapalıydı. Bağlı değil; yalnızca
karanlıktan.
Konuşmuyor, ağzı kapalı, dokunmuyor. Elleri saatler
var aynı. Uyuşmuş. Hissetmiyor.
Uyanıklıklıkla uyku hali arasında, en sakin an.
10.
- 6-16 Şubat günleri arasındaki on gün süresince
1830 kişiye bakmak, 689 bakışa şu veya bu biçimde
karşılık vermek, bakılanlar hakkında
aşağılayıcı imalar içeren davranış göstermek
suçlarından sanık S.T. (28)'nin 24 yıl karanlık ile
cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanık, bizzat
verdiği ifadede tüm suçlarını kabul etmiş,
cezasına koşulsuz rıza göstereceğini beyan
etmiştir.
|