Bu yazının
amacı,kitapçı raflarında "meraklısı"
dışında kimsenin karıştırmadığı kendi halindeki
bir derginin varlığından okuru haberdar etmek Dergi
yaprakları arasına serpiştirilmiş savaş araçları
reklamlarındaki fotoğraf ve metinleri okumak.
Derginin isminde ve hükmedenlerin yönetim dillerinde
sıkça kullanılan "savunma"
sözcüğünü tartışılır hale getirmek bu yazının
bir başka amacı. Örneğin, herkes "savunma"
halindeyse saldıran kim?
Bertrand Russell, milli bir devletin
kuruluşundaki amaçlar nedir sorusuna, "Her
devlet kendisi için bu amaçların savunma olduğunu
söyler. Öteki devletler içinse bu 'savunma'
bir 'saldırma'dır.
İki tarafın yaptığı aynı şeydir ama, ayrı ayrı
adlar alır,"yanıtını verir.
Dergi sayfalarındaki "savunma"
araçlarının reklam fotoğraflarına ve tüketiciye (!)
seslendikleri metinlere bakınca savunma sözcüğüne
sığınanlarının masumiyeti silinir gider.
Doğa içine serpiştirilmiş (çoğunlukla fon
gökyüzü) bu metalik, sert görünümlü araçların
metinlerinde göze çarpan vurgu teknolojik
üstünlüklerinin kanıtlanmış olduğudur. Çekinmeden
yer de belirtirler: Granada, Bosna, Somali, çöl
savaşları ve yerleşim yerleri.
Kanıtlanmış üstünlüğün sonuçları nelerdir,
dergi sayfalarında niçin yer almaz sorusu takılır
akla.Üstünlüğü sıralanan bir çamaşır makinesi
reklamında en azından bembeyaz çamaşırlar da
gösterilir.
Reklam verenlerin çoğu çokuluslu tekeller ve
içimizdeki yerli ortaklarıdır. Bütçeleri
üç-beş-on ülkenin toplam bütçelerine denktir.
Reklam metinlerinde; seslendikleri ülkenin -o dergi
nerede yayınlanıyorsa- ulusal duyguları okşanır,
kışkırtılır. Fonda o ülkenin bayrağı, ulusal
kahramanları kullanılır. Mısır'da Mısır bayrağı,
Yunanistan'da Yunan, Türkiye'de Türk bayrağı.
"Vatan sevgisi",
"Disiplin","Türkiye'nin güvenliği"
bir Amerikan, İsrail, İtalyan silah tüccarına
dert olur.
Sütten buzdolabına her işe karışan Koç, kendi
reklam sayfasında OTOKAR'ı "Milli
Kuruluş" olarak yansıtır. Ürettiği veya
aracılık ettiği çok amaçlı, çok tekerlekli savaş
araçlarını da "Milli İhtiyaç"olarak
sergiler. Başınıza gelecek bir haksızlığa karşı
çıktığınızda "Milli İhitiyaç"lardan
birkaçını günlük hayatınızda karşınızda
bulursunuz .
Çoğu reklam fotoğrafında insan yoktur. Belki de
gücün kanıtlanacağı yerin insan bedeni olması,
insandan çekinir olma ya da insanı unutturma hali
yaratmış olabilir.
Bombardıman uçaklarının fotoğrafları koyu metalik
tonları ile pilota güven verir.Yaşamı
garantidedir.Uçağın teknik özellikleri, pilot ile
kurbanı (avı) arasındaki psikolojik mesafeyi artırma
güvencesini verir. Bombalanan bedenler pilotun
göremeyeceği uzaklıktadır artık.
Araçların tamamı üstün teknolojik özellikleriyle
sunulur. Bilgisayar yada fotoğraf makinesi satar gibi...
"Hızlı ve Kesindir"ler, "İkincilik
Diye Bir Şey Yoktur". Verimlilik, üstünlük,
hız gibi modernizmin insanlığı hiçe sayan, kafadan
vuran "Erkekçe" kavramları bolca
kullanılır.
Hayvanlara da rahat yoktur bu reklamlarda. Burjuva
düşüncesinin temellerinden pozitivizmin kurbanıdır
garibanlar. File, kuşa, balığa, kirpi'ye görsel
göndermeler yapılır savaş araçlarının
tasarımlarının ve işlevlerinin tanıtmında.
Çoğu savaş araçlarına insani değerler de yüklenir.
Kimi "İç Huzuru Sağlayan Muharipler"dir.
Kimi "Zırhlı Araçlar Ailesi"ne
mensuptur. Savaş araçlarına insan özellikleri
yüklenirken, insan hedef haline getirilmiştir.
İnsanın insana yabancılaşmasının ölüm sınırı
sanki.
Bu dergi, aynı çatı altında mama, çikolata,
fotoğraf makinesi, tank, füze de yapan çokuluslu
şirketlerin "sektör, piyasa, tüccar,
borsa" etiketli günlük paltolarını
sıyırıp güç aletlerini teşhir ettikleri bir çeşit
porno dergisi niçin sayılmasın?
|