Paralax Görsel Kültür Arşivi 054



Fotoğraf: İşçi Fotoğrafçılar Ağı
(1 Mayıs 1976).
Anımsamak - 1
"İyi Adam"
İbrahim Akyürek



Fotoğraf: Nick Ut (1972)


70’li Yıllar/Bir Kesit fotoğraf sergisinin derlemesini yaparken "anımsamak" üzerine düşünmeden olmazdı. Dönemin derlenen fotoğraf, gazete, dergi ve kitapları öncelikle benim bütünlüğümü korumama yardımcı oldu. Yaşamımın gönüllü bölümündeki yanlışların yinelenmesini önledi, zorunlu bölümündeki ilişkilerin eleştirisine ise açık olma, eleştiri sahiplerine küsmeme sabrını pekiştirdi.

Psikoloji kitaplarının yazdığına göre kişisel tarihlerinin korunmasız/savunmasız yaşlarında yakın çevre tarafından hırpalalanları "uzmanlar" o günlere yeniden götürürlermiş. Gerilimi azaltmanın bir yolu olarak başvurulan parçalanmışlığın yeni değerlendirmelerle giderilmesi için...

Derlenip saklanan, arada bir karıştırılan malzemeler unutmayı engeller, geriye gidişlerde kılavuzluk yapar. Kitabın birinde çatı aralarında ev eşyası biriktirmenin artık kalmadığını yazar. Çatı arasında, çekmecelerde, dosyalarda biriktirilenler, iyi-kötü anıları birbirinin vazgeçilmez tamamlayıcısı olarak tekrar tekrar değerlendirmenin, sorgulamanın aracısı olur. Sahaflar, müzeler, arşivler biriktirmenin öteki araçlarıdır.

Bütünlüğümü korudu dedim; diyalektik felsefenin, doğu düşüncesinin, hatta psikolojinin peşini bırakmadığı bir kavramdır bütünlük. Bütünlük duygusunu yitirme sürecinde hem - hem de parçalanmasını yaşarız. Yani geçici nevrotik durumlarımız... Çoğunlukla bu durumdaki, zamanımızın "iyi adam"ından üç adet adam (üç hal) çıkarabilirsiniz. Bu halleri ile yalpalaya yalpalaya giden "iyi adam" maddi-manevi rızkını çıkarma endişesiyle zorunluluktan takındığı normal hali ile günlük yaşamını koşuşturma içinde sürdürür. Öteki halleri ise derttir...

En büyük dert, sorumlusu olmadığı kişisel tarihinin acısını yakın çevresinden (eşikten içerisi de dahil) tahsil etmesidir
1. Bu tahsilat için ayrılan o büyük enerjinin (naif kötülüğün), acıların nedeni siyasi güçler şebekesine yöneltilmemesi trajiktir. Örneğin, Ankara’da yazar kasasını fırlatacağı yeri doğru seçen esnafın çevresine yönlendirebileceği enerjisi doğru yerde harcanmıştır aslında. Bu esnafın aile-çevre ilişkileri dertsizdir... Çıldırınca, çoluk-çocuk-akraba-komşu hepsini temizleyen üçüncü sayfa adamının gerilemesi ise minik örnekleriyle çoğumuzun günlük yakın ilişkilerinde kansız yaşanır.

Fotoğraf belge olmanın ötesinde, hem / hem deci hallerimizde, geçmişteki zor günlerimizi deşip yeniden yüzleşmek için başvurduğumuz aile albümünde aldığı yer ile de fayda sağlar. Toplumsal tarihimizin ortak albümündeki dönem fotoğraflarında, öteki belgelerinde gezinmek, toplumsal ilişkilerimizin yeniden sorgulanıp düzene sokulmasına yardımcı olur
2. Bu gezinmeyi, gözden geçirmeyi sürekli ertelemek "iyi adam"ın çocuksuluğa / feodal gerilemelere3 fırsat veren mekanlarda adam adama gevezelenip gevşemesi, hayatı kendine yontmanın hınzırca örgütlenmesiyle sürer. Kimisi siyasi parti, kimisi eğlence/spor/sanat/medya/sivil toplum piyasası olan bu mekanlar, iş saatleri içinde-dışında sığınılan bildik yerlerdir. Kamusal çocukluğun oyun bahçeleridir sanki... Oyunların hız özelliği buralarda, narsisizmin tüm belirtilerini teşhir eden davranışların körleştiren yarışmacı koşuşturmasına dönüşür. Ayrıca gittikçe kişiselleşen günlük teknolojik aletlerin çocuksuluğu/bencilliği/rekabeti azdırıp bir sakinleştirici yerine geçtiği bile gözlenebilir bugün.

"İyi adam" delikanlılık ile maskelenmiş korkusu, büyüklere saygı, küçüklere abilik çabasıyla geriye koşar. Bir bakarsınız çağdaş maskeli feodal ilişkiler ayarlanır. Yakın tarihimizde baskıların yaratıcısı olmuş mali-manevi zinde güçlerin çağdaş temsilcileriyle kırıştırarak korkusunu bastırır, güvence arar, dengeleri gözetmekten çılgına döner. Bir zamanlar eziyet gördüğü bürokratik güçler karşısında babacı bir tutum alır (babadır, döver de sever de). Saldırganlığın yönü kamusal babadan, yakın çevrede yaşayan eşiti canlılara aktarılır (ödedim-ödeteceğim hali), doğayla olan bağlar bile kesilir. Hayat artık yüzleşilemeyen nedenler, uydurulan gerekçeler huzurunda ölümüne aktarmalı bir yolculuğa dönüşür.

Dönemin muhalifi, yaramazı şimdinin "kadrolu delikanlısı" olmuştur.

Kayıp "iyi adam"dır, bir kuşağın numunesidir.

Kayıp bizim delikanlıdır.

Fotoğraf: İşçi Fotoğrafçılar Ağı
(1970'ler)


1 Hayatımızın ilk dönemlerinden bugüne taşıdığımız alacaklarımızı, yetişkin insan olarak kurduğumuz ilişkilerden tahsil etme hakkına sahip değiliz. (Engin Geçtan / Hayat, Metis).

Geçtan’ın yukarıdaki cümlesi tam da bugünlerde işe yarıyor. Koşullar zorlaştırıldıkça artan gerilimin acısı çevreden çıkarılıyor. Aziz Nesin "Çuvala Doldurulmuş Kediler Zamanı" başlıklı yazısında, İstanbul’da padişahın biri tarafından toplatılan kedilerin çuvallara doldurulmasını örnek alır. Kediler çuvallar içinde adalara taşınır. Nesin, kendi hallerinde arkadaşca gezip tozan kedilerin çuvala girince birbirlerini tırmalamaya başladıklarını biz insanlara anımsatır.


2 1972’de Vietnam’da bir tapınağa napalm bombası atan uçağın pilotu John Plummer, bombadan kaçan kız çocuğunun (Kim Phuc) gazetede yayınlanan fotoğrafını kesip hep cebinde taşımış. Pişmanlık duyan Plummer din adamı olmuş. Artık bir oğlu olan Kim ile 1995’de Amerika’da bir toplantıda yüzyüze gelmişler. Kendini ilk tanıtan John olmuş... (fotobelgesel)


3 Çözümü olanaksız bir yetişkin sorunuyla karşılaştığında nevrotiğin bir çocukluk çözümüne dönüşü gibi, uygarlık da belirttiğimiz zamanlarda eski bir çözüme, bir zamanlar verimli olan feodalizm ya da otokrasinin altın çağına yönelebilir (Christopher Caudwell / Ölen Bir Kültür Üzerine İncelemeler / Metis)


Mayıs 2003

 

| İ. Akyürek'e Mektup | Paralax'a Mektup |

| Paralax Ana Sayfa | Hezarfen Fotografya Ana Sayfa |