Efendim, uzunca bir süredir
(derken, neredeyse 10 yıldır) fotoğraf yarışmalarında
dijital görüntülerin ayrı bir kategoride değerlendirilmesi
tartışılıyordu. Bunun için paneller bile düzenlendi.
Sonunda istenen oldu. Bakıyorum da, artık gelenekselleşmiş
olan siyah beyaz baskı, renkli baskı ve saydam dallarına
ek olarak şimdi de dijital ya da sayısal fotoğraf dalı,
kimi zaman kendi özel jürisiyle birlikte yarışmacıların
emrinde.
Bendeniz de 10 yıldır bu çarpık mantıkla mücadele
etmeye çalışıyorum ama artık galiba pes etmek gerek
zira başa çıkmak mümkün değil. Son olarak, büyük
bir fotoğraf firmasının geçenlerde sonuçlanan yarışmasının
dijital bölümüne jüri üyesi olarak davet edildiğimde,
araya sözcü olarak sokulan camiamızdan iyi niyetli bir
arkadaşa önce birkaç soru sordum:
Saydam
yani diapozitif kategorisi yarışmalarda neden var?
Diapozitif farklı bir dil mi getiriyor? Aynı görüntünün
aynı yarışmaya hem baskı hem saydam kategorilerine
teslim edilmesi durumunda jüri aynı fotoğrafı iki
farklı biçimde mi algılayacak?
Benzer biçimde, “dijital fotoğraf” sözcüğü size
ne ifade ediyor? Bir an fotoğrafı dijital makine ile çekilse,
bu görüntü, üzerinde hiçbir manipülasyon yapılmadan
CD ortamında dijital bölüme, aynı görüntü klasik
fotoğraf kağıdına basılarak renkli baskı bölümüne
teslim edilse, jürinin algılayışı farklı mı
olacak?
Yok eğer “dijital” sözcüğü sizin için manipülasyon
ile eşanlamlı ise, bir görüntü klasik yöntemlerle
solarize edilerek ya da ne bileyim tonlanarak vs. renkli
baskı bölümüne verilebilirken, bu işlemler dijital yöntemlerle
yapıldığında görüntü aynı bile olsa yöntem farklı
olduğu için dijital kategorisine ihraç mı ediliyor?
Kısacası siz dijitalden ne anlıyorsunuz? Niye ayrı jüri
oluşturuyorsunuz?
Cevap:
....pısss
Ben de bu pısss karşısında tabii ki daveti reddettim
ve firma da fazla soru sormayan büyüklerimizle yarışmayı
sonuçlandırdı. Hayırlı, uğurlu, auralı olsun.
Üstelik bu firma -ki artık herhalde anlamışsınızdır
kim olduğunu; yine de neme lazım, açık açık söylemeyelim,
sonra ilerde lazım olur, sponsorluk falan alamayız
bakarsınız- baskı ve saydam dallarında fotoğrafın
kendi malzemeleriyle çekildiğinin ispatlanabilir olmasını
şart koşuyordu. Birçok telefon geldi bana. Diyordu ki
arayanlar, “Elimde
şahane bir fotoğraf var, ama rakip firmanın filmiyle
çekilmiş. Şimdi ben bunu tarayıp dijital bölüme
yollasam ne olur?” Ben de şartnameyi dikkatle okudum. Gerçekten
de bu yöntemi engelleyecek hiçbir madde bulamadım. Ve
döndüm dedim ki arayanlara, “Evet aynen öyle yapın.
Şartnamede böyle bir açık var, alabildiğine
suistimal edin!”
Sevgili okuyucularım, görüyorsunuz ya, artık işler
hepten karıştı, karmaşıklaştı. Ya bu yarışma işini
hepten kaldırmalı, ya da bilmiyorum ne yapmalı.
Sonra dedim ki, sen olsan nasıl düzenlerdin bu yarışmayı?
Ve kendi olası dijital fotoğraf yarışmamın şartnamesini
oluşturdum. Buyurun, isterseniz katılın:
|
Negatifadam 1. Geleneksel
Uluslararası
Dijital Fotoğraf Yarışması
Yarışmamız
büyük ölçüde Avrupa Birliği uyumludur ve
Uluslararası Telekomünikasyon Protokollerine en az 1 yıl
boyunca zarar vermemeyi garanti eder. Sonrasını
bilemem.
Katılım
Şartları:
1.Yarışmaya eli
fotoğraf makinesi veya cep telefonu veya her ikisini
birlikte tutan herkes katılabilir. Yeter ki gönül gözü
açık olsun.
2.Yarışmaya gönderilen
fotoğrafların daha önce yarışmacının kendisi veya
başkası tarafından çekilmemiş olması gerekir. Bu
konuda sorumluluk ve vicdani yük yarışmacıya aittir.
3.Yarışmaya yanlışlıkla
çekilmiş fotoğraflar (örneğin cep telefonunun üstüne
oturunca çekilmiş vs) gönderilemez. Fotoğraflar yanlışlıkla
çekilmiş gibi duruyor ama yarışmacı bilerek ve
isteyerek çektiğini iddia ediyorsa, organizasyon iki şahit
isteme hakkını saklı tutar. Şahitler şahitlik vasıflarını
kanıtlamak için jüri önünde bir el Solitaire oyunu
oynayacaktır.
4.Yarışmaya dia
veya negatif film ile çekildikten sonra taranarak
dijital hale getirilmiş fotoğraflar yollanamaz. Bunu
nasıl anlayacağımızı hiç sormayın.
5.Yarışmaya
yollanacak fotoğraflarda boyut en az 3 piksel olabilir
(trafik ışığı fotoğrafı). Yollanacak fotoğraf sayısında
sınırlama yoktur. Ancak 1 yarışmacı en çok 1 CD ile
yarışabilir. Artık 1 CD’ye ne kadar çok fotoğraf sığdırırsa.
Lütfen VCD veya DVD yollamayın. “Sinema aslında
bir sürü fotoğraftan oluşur” şeyine karnımız
tok.
6.Yok, en iyisi sınırlayalım
biz. Yine 1 CD olsun, ama en çok mesela 50 fotoğraf
olsun. Jürinin de (yani benim de) insan olduğunu
unutmayalım.
7.Fotoğraflar
renkli veya monokromatik olabilir. 2 bitten 32 bite kadar
yolu var. Becerebiliyorsanız, daha fazlasını (ya da
daha azını) yapın!
8.Jüri dilediği
fotoğrafı üstelik kesip biçerek ve dilerse başka
fotoğraflarla birleştirerek kendi bilgisayarına masaüstü
deseni yapmakta özgürdür.
9.Hatta jüri,
dilediği fotoğrafı tanınmaz hale getirip kendi arşivine
atabilir, gerektiğinde maddi veya manevi menfaat temin
etmek için kullanabilir.
10.Fotoğraflarda
konu sınırlaması yoktur. Jürinin her türlü fotoğrafa
ihtiyacı vardır.
11.Özellikle şu sıra
İzmir’deki saat kulesinin çeşitli açılardan çekilmiş
fotoğraflarına fena halde eee... şey yani ödül alma
şansı çok yüksek demek istiyorum.
12.Gönderilen fotoğrafları
izlemek için kullanılacak CD okuyucu, monitör, dizüstü
bilgisayar vb donanıma güvenmiyorsanız, bunları da gönderebilirsiniz,
itiraz etmeyiz.
13.CD’leri ödemeli
posta ile geri yollarız; onda bir şey yok yani, mahsuru
yok..
14.Peki, hiç fotoğraf
çekilmeden, 3D programlarında üretilmiş, fotoğraftan
ayırt edilemeyen görüntülerle katılınabilinir mi? E
herhalde! “Ayırt edilemeyen” dedik ya!
15.Eee? Şimdi ne
olacak?
16.Hmmm. Siz en
iyisi fotoğraflar henüz içinde duran makineleri gönderin.
SLR olsun, en az 6 milyon piksel olsun, objektifi üstünde,
az kullanılmış yeni gibi olsun lütfen. Hattı açık,
borçsuz, 1 yaşından küçük, iyi durumdaki görüntülü
cep telefonları da olabilir tabii (şarj aletini
ututmayalım).
17.Peki ya görüntüler
makinedeki karta bilgisayardan upload edilmişse n’olacak?
18.Olsun siz yine de
makineleri gönderin.
19.Yarışma sonuçlarının
toplumda her zaman infial yarattığı gözlenmiştir. Bu
nedenle, yarışmamızın sonuçları asla açıklanmayacaktır;
içiniz rahat olsun.
20.O halde dereceye
girip girmediğinizi nereden bileceksiniz? Daha önce
sonuçlanan tüm yarışmalarda, yarışmacıların açıklanan
ve infial yaratan sonuçlardan bağımsız olarak aslında
kaçıncı olmaları gerektiğini gayet iyi bildikleri gözlenmiştir.
Siz de işte oradan bileceksiniz.
21.Ödüller. Başından
beri merak ediyorsunuz. Ödül vermek de sonuçları açıklamanın
dolaylı bir yolu olduğundan, ödül mödül yok! Manevi
tatmin var. Siz birinci olduğunuzu bilerek mutlu olacaksınız.
Daha?
22.Manipülasyon
konusunu unuttuk. Efendim yarışmamızda manipülasyon
serbesttir. Jürinin sonuçlara bayılacağını garanti
etmesek de, görüntüleri dilediğiniz kadar soysuzlaştırabilirsiniz.
Yalnız İzmir Saat Kulesi görüntülerine pek dokunmayın.
23.Değerlendirmede
gizlilik önemli olduğundan, fotoğrafları, makineleri
falan şu sıra TV reklamlarında gördüğünüz düzgün
kargo firmalarından biri tarafından, katiyen adınızı
belirtmeden, sadece bir rumuzla adresime gönderin.
Rumuzun kime ait olduğu bilgisini ise normal posta ile Kim
500 Milyar İster? yarışmasında telefon joker
hakkınızda kullanacak kadar güvendiğiniz birisine
yollayın ki gizlilik tam olsun, kim olduğunuzu asla
bilmeyelim.
24.Veeeeee, başla!
25.Yarışmaya katılmak,
her türlü aşağılama ve alay konusu olmayı da kabul
etmek anlamına gelmektedir, ona göre.
Adres:
Negatifadam
(Orhan Cem Çetin eliyle) P.K. 226 Beyoğlu,
34431 İstanbul
|