Paralax Görsel Kültür Arşivi 059


  Fotograf yarışmaları -
Beni kategorize etme!!!
(© Bülent Ortaçgil)
Murat Germen


Ben artık yarışmalara olabildiğince katılmama kararı aldım (zaten toplasanız 4-5 tane denedim bu kadar senedir, hatanın neresinden dönseniz kârdır). Ama, geçen gün konu ilginç olduğu için bir fotograf yarışmasının şartnamesini, “karşıma ne çıkacağını tahmin ediyorum ama gene de bir bakayım bari” kıvamında bir hisle okumaya başladım. Tabii “dakka bir, gol dört” minvalinde bir manzara vardı; teslim edilecek fotograflar 3 ana ve 2 alt, yani toplam dört kategoriye ayrılıyordu:

2.1. Siyah Beyaz Çekim (Konu uyarınca çekilecek siyah beyaz fotoğrafları içermektedir.)
2.2. Renkli Çekim (Konu uyarınca çekilecek renkli fotoğrafları içermektedir.)
2.3. Dijital Çekim (Konu uyarınca çekilecek dijital fotoğraflar, manipüle edilmiş veya edilmemiş olarak 2 ayrı bölümde incelenecektir. Tasarım&Grafik programları ile fotoğraflarda yapılacak değişiklikler, dijital olarak çekilmiş eserin "Manipüle edilmiş fotoğraf" olarak nitelendirilmesini gerektirecektir.)
a) Manipüle Edilmiş
b) Manipüle Edilmemiş


Bu manzara beni güneydeki muhteşem koy/köy manzaraları kadar etkilemiş olmasa da, heyecan yapıp yeni kategoriler önerme isteği belirdi birden (bir nevi aşerme gibi bir şey işte). “Siyah-beyaz”ı daha da bölme önerileri ile başlayayım:

2.1.b. Ilford XP2 filmle çekilip köşe başındaki miniminilab'da C-41 banyoya maruz kalarak ve harcıalem renkli fotograf kağıdına basılarak elde edilmiş siyah-beyaz (evde karanlık odası olmayanlar için siyah-beyaz fotograf baskısı elde etme formülü; ne yani onların fotograf çekmeye ve daha da önemlisi yarışmaya katılma hakkı yok mu?).
2.1.c. “Normal” siyah-beyaz filme çekilip sadece banyo edilerek negatif halini alan, daha sonra negatiften taranma suretiyle bilgisayar ortamına aktarılan, bilgisayarda bir-iki kontrast ayarı sonrasında dijital dosyanın renkli fotograf kağıdına basılmasıyla elde edilen siyah-beyaz (ne yalan söyleyeyim ben bir kere denedim, hiç itiraz eden olmadı).
2.1.d. Karanlık odada manipüle edilmiş siyah-beyaz.
2.1.e. Karanlık odada manipüle edilmemiş siyah-beyaz (daha kağıt seçerken manipülasyon başlıyor, manipüle edilmemiş siyah-beyaz nasıl oluyorsa artık; e o zaman “niye yazdın arkadaş?” diyeceksiniz ama üstteki şartnamede öyle bir madde vardı ne yapayım, sonra önerilerim ciddiye alınmayabilir).
2.1.f. Beyaz-siyah
2.1.g. Siyah-gri
2.1.h. Ve sonunda sim-siyah bir karanlık…


Biraz da dijital kategorisini bulandırmayı deneyelim:

2.3.c. Daha çekerken siyah-beyaz modunda çekilmiş dijital fotograflar.
2.3.d. İlk renkli çekilip daha sonra “abi bu fotograf siyah-beyaz çok daha iyi olmaz mı bea!” süreci ile “fotoşop”ta siyah-beyaz yapılan “edilgen” dijital fotograflar.
2.3.e. İlk aşamada ham RAW modunda çekilip daha sonra JPEG veya TIFF olarak kayıt edilmiş dijital fotograflar.
2.3.f. Flaş kartta yer kalmadığı için “low-JPEG” modunda çekilip dijital bozulmaya (artifact) maruz kalan ve fotograf “güzel” olduğu halde pek de şansı olmayan, “ama gene de bir deneyelim yahu” rumuzuyla katılan dijital fotograflar.
2.3.g. Canon makinelerle çekilmiş dijital fotograflar.
2.3.h. Nikon makinelerle çekilmiş dijital fotograflar.
2.3.i. vb., vb., vb…. dijital fotograflar.
2.3.j. Çekildikten hemen sonra silinmeye aday olmuş, fakat çekenin cebi dolu bir hayali ihracatçı ve dolayısı ile 1GB ve üzeri flaş kart(lar)a sahip olması uyarınca “ya boş ver abi üşendim silmeye” düşüncesi ile hayatta kalmış; daha sonra “o” yarışmalardan biri peydahlandığında “abi benim şu silmediğim fotograf var ya, o bu yarışma için süpper olmaz mı yaaaaa!” ilkesiyle sahneye çıkmayı sonuna kadar hakkeden dijital fotograflar.
2.3.k. Aslında negatif olarak çekilip, “Renkli kategorisinde hem baskı hem de dia mı var acaba, yoksa renkli baskı artık kategorizasyon sürecinden çıkarıldı mı? Hay Allah, şimdi konudan hiçbir şey anlamayan yarışma sekretaryasını aramak da hiç canım çekmiyor… Gel en iyisi ben bunu iyi bir tarayıcı ile tarayayım, birkaç da fotoşop numarası yaparız, manipüle edilmiş dijital fotograf olarak yuttururuz evelallah, ehe….” motivasyonuyla çekilmiş “dijital” fotograflar.


Şaka bir yana, yarışmalarda insanlara dayatılan farklı kategoriler kimin eseri ve ne türlü bir kafa yapısıyla oluşturuluyorlar gerçekten çok merak ediyorum. Bu şartnameyi düzen(leyen)ler World Press Photo veya Communication Arts gibi uluslararası yarışmaların şartnamelerine bakmayı hiç akıl edemiyorlar mı acaba? Bu tarz dünya çapındaki fotograf yarışmalarında renkli / renksiz / rengi solmuş / siyah-beyaz / sarı lacivert / sarı kırmızı / bordo kırmızı / renk körü / dijital diye bir ayrım yoktur; sadece baskılarınızı, dergi sayfalarını, dijital dosyalarınızı nasıl teslim edeceğiniz söylenir. Çünkü insanlar fotografın nasıl üretildiği gibi boş bir işle uğraşmazlar, neden üretildiğine ve içeriği ne derece etkileyici bir şekilde yansıttığına bakarlar. Ayrışma ve kategorizasyon içeriğe göre yapılır (haber / spor / sanat / günlük yaşam vb.); kesinlikle fotografın nasıl çekildiğine göre değil.

Bence artık, hâlâ beylik konulara / kişilere / fotograflara ödül dağıtan ve her yarışma jürisinde / kadrosunda görmeye alıştığımız jüri üyeleri, itiraz edip kategorileşmenin önüne geçmeye çalışmalı, gerekiyorsa da tahttan inip jüriden istifa etmeliler. Bir kere benim başıma böyle bir durum geldi ve direği sıyırarak az farkla auta çıktım neyse ki… Dijital görüntüleme (farkındaysanız dijital fotograf demiyorum) tekniklerine yakınlığım bilindiği için bir yarışmada “dijital fotograf” kategorisi jüri üyeliği teklifi geldi. Bana genellikle böyle teklifler gelmediği için ilk aşamada zayıf düştüm ve “olabilir, bir düşüneyim” dedim. Daha sonra çok sevdiğim ve saygı duyduğum bir arkadaşım “yahu bi dakka, sen dijital fotograf diye ayrı bir kategori olmasını yanlış bulmuyor muydun, dijital veya konvansiyonel hangi yöntemle çekilmiş olursa olsun her türlü fotografın içerik benzer ise aynı kefeye koyulmasını istemiyor muydun, bu ne perhiz bu ne lahana turşusu!!!” dedi. Lahana turşusunu zaten çok sevmediğim için silkindim ve bana iyi niyetle teklifi getiren kişiye “ya kusura bakma ama, ben jüri üyesi olursam dediklerime ters düşmüş olacağım” diyerek üyelikten affımı istedim.

Bu kadar laftan sonra, Kodak’ın düzenlediği son yarışmada olumlu bir gelişmeyi atlamamak lazım. Sonunda bir yarışmaya “foto-röportaj” diye bir “kategori” eklendi ve bu sayede artık sadece tekil fotograflara değil fotograf serilerine de ödül veriliyor. Bu gelişmenin lüzumsuz kategorileşmenin önüne geçmesi dileği ile…

Eylül 2004

 

| Murat Germen'e Mektup | Paralax'a Mektup |

| Paralax Ana Sayfa | Hezarfen Fotografya Ana Sayfa |