| |
Fotograf yarışmaları -
Beni kategorize etme!!!
(©
Bülent Ortaçgil)
Murat
Germen
Ben artık yarışmalara olabildiğince katılmama
kararı aldım (zaten toplasanız 4-5 tane denedim bu
kadar senedir, hatanın neresinden dönseniz kârdır).
Ama, geçen gün konu ilginç olduğu için bir fotograf
yarışmasının şartnamesini, “karşıma ne
çıkacağını tahmin ediyorum ama gene de bir bakayım
bari” kıvamında bir hisle okumaya başladım. Tabii
“dakka bir, gol dört” minvalinde bir manzara vardı;
teslim edilecek fotograflar 3 ana ve 2 alt, yani toplam
dört kategoriye ayrılıyordu:
2.1.
Siyah Beyaz Çekim (Konu uyarınca çekilecek siyah beyaz
fotoğrafları içermektedir.)
2.2. Renkli Çekim (Konu uyarınca
çekilecek renkli fotoğrafları içermektedir.)
2.3. Dijital Çekim (Konu uyarınca
çekilecek dijital fotoğraflar, manipüle edilmiş veya
edilmemiş olarak 2 ayrı bölümde incelenecektir.
Tasarım&Grafik programları ile fotoğraflarda
yapılacak değişiklikler, dijital olarak çekilmiş
eserin "Manipüle edilmiş fotoğraf" olarak
nitelendirilmesini gerektirecektir.)
a) Manipüle Edilmiş
b) Manipüle Edilmemiş
Bu manzara beni güneydeki muhteşem koy/köy
manzaraları kadar etkilemiş olmasa da, heyecan yapıp
yeni kategoriler önerme isteği belirdi birden (bir nevi
aşerme gibi bir şey işte). “Siyah-beyaz”ı daha da
bölme önerileri ile başlayayım:
2.1.b.
Ilford XP2 filmle çekilip köşe başındaki
miniminilab'da C-41 banyoya maruz kalarak ve harcıalem
renkli fotograf kağıdına basılarak elde edilmiş
siyah-beyaz (evde karanlık odası olmayanlar için
siyah-beyaz fotograf baskısı elde etme formülü; ne
yani onların fotograf çekmeye ve daha da önemlisi
yarışmaya katılma hakkı yok mu?).
2.1.c. “Normal” siyah-beyaz filme
çekilip sadece banyo edilerek negatif halini alan, daha
sonra negatiften taranma suretiyle bilgisayar ortamına
aktarılan, bilgisayarda bir-iki kontrast ayarı
sonrasında dijital dosyanın renkli fotograf kağıdına
basılmasıyla elde edilen siyah-beyaz (ne yalan
söyleyeyim ben bir kere denedim, hiç itiraz eden
olmadı).
2.1.d. Karanlık odada manipüle
edilmiş siyah-beyaz.
2.1.e. Karanlık odada manipüle
edilmemiş siyah-beyaz (daha kağıt seçerken
manipülasyon başlıyor, manipüle edilmemiş
siyah-beyaz nasıl oluyorsa artık; e o zaman “niye
yazdın arkadaş?” diyeceksiniz ama üstteki
şartnamede öyle bir madde vardı ne yapayım, sonra
önerilerim ciddiye alınmayabilir).
2.1.f. Beyaz-siyah
2.1.g. Siyah-gri
2.1.h. Ve sonunda sim-siyah bir
karanlık…
Biraz da dijital kategorisini bulandırmayı deneyelim:
2.3.c.
Daha çekerken siyah-beyaz modunda çekilmiş dijital
fotograflar.
2.3.d. İlk renkli çekilip daha sonra
“abi bu fotograf siyah-beyaz çok daha iyi olmaz mı
bea!” süreci ile “fotoşop”ta siyah-beyaz yapılan
“edilgen” dijital fotograflar.
2.3.e. İlk aşamada ham RAW modunda
çekilip daha sonra JPEG veya TIFF olarak kayıt edilmiş
dijital fotograflar.
2.3.f. Flaş kartta yer kalmadığı
için “low-JPEG” modunda çekilip dijital bozulmaya (artifact)
maruz kalan ve fotograf “güzel” olduğu halde pek de
şansı olmayan, “ama gene de bir deneyelim yahu”
rumuzuyla katılan dijital fotograflar.
2.3.g. Canon makinelerle çekilmiş
dijital fotograflar.
2.3.h. Nikon makinelerle çekilmiş
dijital fotograflar.
2.3.i. vb., vb., vb…. dijital
fotograflar.
2.3.j. Çekildikten hemen sonra
silinmeye aday olmuş, fakat çekenin cebi dolu bir
hayali ihracatçı ve dolayısı ile 1GB ve üzeri flaş
kart(lar)a sahip olması uyarınca “ya boş ver abi
üşendim silmeye” düşüncesi ile hayatta kalmış;
daha sonra “o” yarışmalardan biri
peydahlandığında “abi benim şu silmediğim fotograf
var ya, o bu yarışma için süpper olmaz mı yaaaaa!”
ilkesiyle sahneye çıkmayı sonuna kadar hakkeden
dijital fotograflar.
2.3.k. Aslında negatif olarak çekilip,
“Renkli kategorisinde hem baskı hem de dia mı var
acaba, yoksa renkli baskı artık kategorizasyon
sürecinden çıkarıldı mı? Hay Allah, şimdi konudan
hiçbir şey anlamayan yarışma sekretaryasını aramak
da hiç canım çekmiyor… Gel en iyisi ben bunu iyi bir
tarayıcı ile tarayayım, birkaç da fotoşop numarası
yaparız, manipüle edilmiş dijital fotograf olarak
yuttururuz evelallah, ehe….” motivasyonuyla
çekilmiş “dijital” fotograflar.
Şaka bir yana, yarışmalarda insanlara dayatılan
farklı kategoriler kimin eseri ve ne türlü bir kafa
yapısıyla oluşturuluyorlar gerçekten çok merak
ediyorum. Bu şartnameyi düzen(leyen)ler World Press
Photo veya Communication Arts gibi uluslararası
yarışmaların şartnamelerine bakmayı hiç akıl
edemiyorlar mı acaba? Bu tarz dünya çapındaki
fotograf yarışmalarında renkli / renksiz / rengi
solmuş / siyah-beyaz / sarı lacivert / sarı kırmızı
/ bordo kırmızı / renk körü / dijital diye bir
ayrım yoktur; sadece baskılarınızı, dergi
sayfalarını, dijital dosyalarınızı nasıl teslim
edeceğiniz söylenir. Çünkü insanlar fotografın
nasıl üretildiği gibi boş bir işle uğraşmazlar,
neden üretildiğine ve içeriği ne derece etkileyici
bir şekilde yansıttığına bakarlar. Ayrışma ve
kategorizasyon içeriğe göre yapılır (haber / spor /
sanat / günlük yaşam vb.); kesinlikle fotografın
nasıl çekildiğine göre değil.
Bence artık, hâlâ beylik konulara / kişilere /
fotograflara ödül dağıtan ve her yarışma jürisinde
/ kadrosunda görmeye alıştığımız jüri üyeleri,
itiraz edip kategorileşmenin önüne geçmeye
çalışmalı, gerekiyorsa da tahttan inip jüriden
istifa etmeliler. Bir kere benim başıma böyle bir
durum geldi ve direği sıyırarak az farkla auta
çıktım neyse ki… Dijital görüntüleme
(farkındaysanız dijital fotograf demiyorum)
tekniklerine yakınlığım bilindiği için bir
yarışmada “dijital fotograf” kategorisi jüri
üyeliği teklifi geldi. Bana genellikle böyle teklifler
gelmediği için ilk aşamada zayıf düştüm ve
“olabilir, bir düşüneyim” dedim. Daha sonra çok
sevdiğim ve saygı duyduğum bir arkadaşım “yahu bi
dakka, sen dijital fotograf diye ayrı bir kategori
olmasını yanlış bulmuyor muydun, dijital veya
konvansiyonel hangi yöntemle çekilmiş olursa olsun her
türlü fotografın içerik benzer ise aynı kefeye
koyulmasını istemiyor muydun, bu ne perhiz bu ne lahana
turşusu!!!” dedi. Lahana turşusunu zaten çok
sevmediğim için silkindim ve bana iyi niyetle teklifi
getiren kişiye “ya kusura bakma ama, ben jüri üyesi
olursam dediklerime ters düşmüş olacağım” diyerek
üyelikten affımı istedim.
Bu kadar laftan sonra, Kodak’ın düzenlediği son
yarışmada olumlu bir gelişmeyi atlamamak lazım.
Sonunda bir yarışmaya “foto-röportaj” diye bir
“kategori” eklendi ve bu sayede artık sadece tekil
fotograflara değil fotograf serilerine de ödül
veriliyor. Bu gelişmenin lüzumsuz kategorileşmenin
önüne geçmesi dileği ile…
Eylül 2004
|