Paralax Görsel Kültür Arşıvı


  Belgesel fotografın gücü - II
(Safarinin yerine fotosafari)

Tanju Akleman


İnsanın iki ayağı üzerinde dikilmesi ve diğer canlılardan daha farklı konumdaki zekasını etkin kullanmaya başlaması ile yiyecek bulma serüvenindeki ilk güçlülük (tabii ki beyne dayalı güçlülük burada kastedilen) işaretleri ortaya çıkmıştır. Bu gücü sağlayan en önemli etmenlerden biri insanın belli bir süre sonra alet kullanmaya başlamasıdır. Bu aletler zaman içerisinde sopa, balta, mızrak, ok olarak gelişim göstermiş ve güç pozitif geri besleme ile hızla artmıştır. Ancak insanların yerleşik yapıya ve daha sonraları da toplu yaşama geçişleri ile birlikte hayvanları evcilleştirmeleri ve bu sayede daha fazla beyin, daha az kas gücü harcayarak yiyeceklerine ulaşmaları sağlanmıştır. Teknolojik gelişmeler ve sanayileşmede atılan hızlı adımlar sayesinde de evcilleştirdikleri hayvanların daha rasyonel kullanımına yönelik yöntemler geliştirmişlerdir. Tüm bu gelişmeler olurken insanlar yine de yaban domuzu, tavşan, keklik gibi hayvanları farklı tatlara ulaşmak, tilki, sırtlan gibi hayvanları kürklerinden yararlanmak, kimi hayvanları da yalnızca öldürmek amacıyla gelişmiş silahları (tüfek, tabanca gibi) ile avlamaya devam etmişlerdir. Yalnızca öldürme zevkini tatmin eden en güçlü grup feodal yapının en üst tabakasında yer alan sınıftır ve bu sınıfın yaptığı av partileri büyük katılımlarla gerçekleşmeye başlamıştır. Yirminci yüzyılın ikinci yarısı ile birlikte bu av partileri "Safari" adı ile Afrika'daki balta girmemiş ormanlara doğru yönelmiştir.

İnsan ile hayvan arasında eski çağlardan beri süregelen ve sürekli olarak insan lehinde artan bu güçler ilişkisi ekolojik dengenin korunması anlamında çok önemliydi ama güçler arasındaki bu dengesizlik 20. yüzyıl ile birlikte ekolojik dengenin korunmasından çok kimi hayvan nesillerinin tükenmesi sonucunu doğurmuştur. Hayvanların kürkleri, insanların zevki ya da yiyecek gereksinimlerinin karşılanması için avlanması (buna katliam da diyebiliriz) sonucunda nesillerinin tükenmesi çevreci örgütleri harekete geçirmiştir. Ancak bu örgütlerin içine sızan avcılar, avlanarak da ekolojik dengeyi koruduklarını şiddetle savunmakta ve yalnızca 19. yüzyıl ve öncesinde belki geçerli olabilecek bu iddialarına dayanarak öldürme zevklerini tatmin etme yolunda avlanmalarını sürdürmektedirler.

21. yüzyıla girdiğimiz günümüz dünyasında ekolojik denge kavramı yalnızca vahşi hayvanların birbirleri arasında geçerlidir. Bu noktada insanın konumu izleyicilik yada gözlemleyiciliktir ve bir de koruma yönünde yapacağı bilimsel çalışmalardır; avlanma gibi şiddete ve öldürmeye dayalı müdahalelere kesinlikle hakkı yoktur. Hakkı olduğunu düşünmesi, bunu dayatması ve uygulaması ise bir "Dünya Suçu"dur.

İnsan izleyicilik yada gözlemleyicilik konumunu yalnızca bir çift gözüyle sağlayabildiği gibi, kimi teknolojik aletler yardımıyla (ki bu aletler fotoğraf makineleri, video kameralar ve film kameralarıdır) gördüklerini başka insanlara aktararak gerçekleştirmektedir. Öldürmek yerine soyu tükenmekte olan ya da gelecekte tükenme tehlikesi ile karşı karşıya kalacak olan hayvanları görüntülemek ve onları dünyayı birlikte paylaştığı insanlara aktarmak bu konuya gönül vermiş, tüm bu aletlerle donanımlı kişilerin birincil hedefi olmaktadır/olmalıdır. Film kameraları kullananlar ve yaptıkları çalışmaları belgesel filmler olarak izlenime sunanlar hem diğer insanları bilgilendirmek amaçlı görevlerini yerine getirmekte hem de bu konuda bilimsel çalışmalar yapan bilim adamlarına dokümanlar sağlamaktadırlar. Fotoğrafçılar yani fotoğraf makineleri ile bu konuda çalışmalar yapanlar ise ''Fotosafari''ler yaparak birer fotoğraf karesi ile gözlemleme görevini yerine getirmekte ve çalışmalarını diğer insanlar ile paylaşmaktadırlar. Artık bu bağlamda ''Safari''lerin yerini ''Fotosafari''ler almıştır, silahların yerini ise fotoğraf makineleri ya da video kameralar.

Haziran 2001

| Tanju Akleman'a Mektup | Paralax'a Mektup | Bılgı ve Abonelık |

| Paralax Ana Sayfa | Hezarfen Fotografya Ana Sayfa |