Paralax Görsel Kültür Arşıvı


  DEVEKUŞU


Bir elma ağacınız varsa ve nisan ayında toprağın, suyun ve havanın etkisiyle gerekenden fazla çiçek açmışsa hiç yapmayacağınız bir işi yapar ve dalları tek tek eğerek çiçekleri kopartırsınız. Çünkü bilirsiniz ki bütün çiçekler elmaya dönerse dal elmaları besleyemez ve elinizde yüzlerce civil (küçük) elma kalır.
Eleştirinin temel amacı elimizde olgun ve gürbüz elmalar kalsın diyedir. Oysa Akyürek çiçekler yerine elinde bir testere elma ağaçlarının peşinde. İşi gücü sahte bir giyotinle hıyar kesmek olan bir illüzyonist gibi ama sanırsınız ki Fransız Devrimi'nde işleyen kutsal giyotinin başında duruyor.

İşine geldiği yerde felsefeyi işine geldiği yerde ideolojiyi ve sıkça da politik çığırtkanlığı kullanıyor. 'Felsefi sapma' diye başlayan eleştiri 'yalaklık'a kadar uzanırken elindeki bütün barutu kullanıyor, sonrası yanılsama ve yanıltmalardan oluşan bir yığın kuru gürültü. Sanırsınız ki Akyürek kapitalizmin bütün işleyişlerinden sıyrılmış kendine sosyalist cennet yaratmış bir Hasan Sabbah. Bu yüzden benim önerim bir dahaki Saydam Günlerine Yaşar Nuri yerine Akyürek'i çağırmak.

Sanırsınız ki biz sermaye ile göbekten bağlılık yemini etmiş lümpen fırlamalarız. Öyle ya, biz hala burjuvaziyi tarihin tek ilerici sınıfı sayan tek gözlü korsanlarız ve kendini emekten yana gören herkese attığımız kazıkla övünüyoruz. Ve tabii bir de burjuvaların mastürbasyon yapmasındaki büyük payımızla...

Akyürek'in bir organizasyonun içeriğine hiç değinmeden dışıyla ilgili espriler üretmesi ne hoş. İnsanların yaptıkları, ürettikleri her ürünü özgür iradeleriyle oluşturduklarını ve sponsorların işin herhangi bir noktasında irade olarak yer almadıklarını bilmiyor mu? İçinde yaşadığımız düzende burjuvalar içtiğimiz sudan bile heybelerini doldururken kağıttan bir kaplan gibi olmayacak laflar kesmenin felsefedeki karşılığı değil mi idealizm? Yapma demenin Nazım'a kitap yayımlama demekten -yeri gelmişken kitap da bir metadır- farkı var mı? Ne yazık ki sayın Akyürek biz uçmaya gelince deve, yük taşımaya gelince kuş olan devekuşlarından değiliz.

Sınıf sözcüğünü iki cümlede bir kullanan arkadaşların daha sağlam bir ideolojiye ve politik tavra sahip oldukları düşüncesinde değilim. Ve hatta işgüzarlık ve iş bilirliğin işçi sınıfı ile alakası olmadığının da farkında olduğumu duyun Akyürek. Duyun ki Alman tasarımcının sanatçılara yüklediği saflık ve yanardönerlik sizin de yüzünüzü kızartsın.

Gençer Yurttaş
Kasım 2001


| Paralax Ana Sayfa | İ. Akyürek'e diğer tepkiler |