Paralax Görsel Kültür Arşıvı


  İsa Çelik Portreleri
Pınar Turhan


Bugün, Salı Fotoğraf Grubu'nun İsa Çelik Portreleri* sergisini gezdim ve saydam gösterisini izledim. Grup üyeleri, birkaç sene önce de Gültekin Çizgen'i fotoğraflamışlardı. Çıkış noktalarının gayet isabetli olduğunu düşünüyorum. Sergi ve gösteride, kimi iyi fotoğraflar var. Güzel ışıklar/grafikler/baskılar görmek olası. Eh zaten senelerin fotoğrafçıları... yanlışlıkla çekmedikleri her karelerinde, bir düzeyi tutturuyorlardır herhalde.

Ama bu sergide bir şey eksik sanki... Sanki İsa Çelik yok bu fotoğrafların çoğunda; yalnızca sureti var.

Bu da ne demek ki yani şimdi?

Fotoğrafçı, yaşamla ilişkisini, tabiidir ki "obje"ler üzerinden anlatmaya çalışacaktır. Bu durumda obje, derdini anlatması için bir araç haline gelebilir; bu anlatımı güçlendirecek mekan düzenlemeleri yapılabilir; objenin yeri değiştirilebilir vs.

Ama, "İsa Çelik'i anlatacağım" diye yola çıkıyorsanız, onu anlatmalısınız!

Kimdir İsa Çelik? Nasıl bir ortamda çalısır? Pek mi tertiplidir yoksa iflah olmaz şekilde dağınık mı? Vazgeçemediği bir dolmakalemi mi vardır / kalemliği, özenle açılmış kurşun kalemlerle mi doludur? Televizyonunun üzerinde dantel örtü mü örtülüdür? Duvarları, kendi çektiği fotoğraflarla mı kaplıdır? Önlüğünü önüne takıp yemek yapar mı? Fotoğraf çekeceğim diye yerlere yatar mı?

İşte bu gözle bakıldığında, (bence), İsa Çelik'i, sergi kitapçığında kendisinin de kendisinden bahsettiği gibi bir "obje" olarak isimlendirmek doğru değildir. Buradaki kişi "obje" değil, olsa olsa "konu"dur. Bu neyi mi değiştirir? Tüm bir bakışı... Karşınızdakinin yaşamla ilişkisini çözümlemeye / aktarmaya çalışırsınız; yanısıra, cesaretiniz varsa, "obje"nize karşı hislerinizi de... hatta ve hatta, "obje"nizin size karşı hislerini de... Yani anlatmayı istediğiniz kişi, bir "grafik leke"den öte olur o fotoğraflarda; onu çıkarıp bir başkasını oturtamazsınız yerine.

Son diyeceğim;
"Bu sergi benim ruhuma pek ulaşmadı" deyip susup oturabilirdim aslında; ama Salı Grubu'nun bu seriyi sürdürmesinin iyi olacağını düşünüyorum ve böyle bir sergi oluşturma nedenlerini, hedeflerini ve üretim süreçlerini gözden geçirmelerini diliyorum.


Şubat 2001

* 25 Ocak - 16 Şubat 2001, Fotoğrafevi Fujifilm Salonu, Galatasaray, İstanbul / www.fotografevi.com


| Pınar Turhan'a Mektup | Paralax'a Mektup | Bılgı ve Abonelık |

| Paralax Ana Sayfa | Hezarfen Fotografya Ana Sayfa |