Paralax Görsel Kültür Arşıvı


  İBRAHİM AKYÜREK'E AÇIK MEKTUP


Sayın Akyürek,

Söze öncelikle imanınızı takdir ettiğimi ve saygı gösterdiğimi belirterek başlamak istiyorum.

Sayın Akyürek,
Size hitap ederken, "İbrahim Bey"den, "İbrahim Ağabey"e ve oradan da "Sayın Akyürek"e nasıl geldiğimi hızlıca düşündüm. Tanışmamızın ilk dönemlerinde, aradaki mesafenin belirtisi olarak "İbrahim Bey" biçimindeki hitabım, bağışlayın, izninizi dahi almadan "İbrahim Ağabey"e hızla dönüşmüş, hayattaki duruşunuza, geçmiş yıllarda imza attığınız işlere duyduğum saygıya, sıcak bir yakınlık da kendiliğinden eklenmişti. Birkaç gün önce okuduğum yazınız, bazı mesafelerin ne yazık ki kapanamaz olduğunu bir kez daha gösterdi.

Gerek Göçerler, gerek İfsak ve Fotoğraf Vakfı, gerekse İstanbul Saydam Günleri'nin olanaklı kıldığı görüşmelerimizden edindiğim izlenimle taban tabana zıt bir profille karşı karşıya kaldığımı, bundan dolayı da derin bir üzüntüye düştüğümü itiraf etmeliyim. Samimiyetle söylüyorum ki yaşadığım duygular arasında kızgınlığın da bulunmasına karşın baskın olan duygu üzüntüdür. Bu üzüntünün nedenlerini iki gündür sorguluyorum. Elimden geldiği kadarıyla bunları sizinle paylaşmaya çalışacağım.

Öncelikle üslubunuzun yapıcı olmaktan ziyade, doğrudan yıkıcı oluşu dikkat çekiyor. Eleştirel söylemin, saygı sınırları içerisinde kalması gerektiğine inananlardanım. Eleştirinin kalitesini ve bir sonraki aşamada ortaya çıkabilecek tartışma ortamının seviyesini belirleyen etkenlerden biridir bu. Oysa sizin sorumsuzca kurduğunuz cümleler, bazen saygı sınırlarını aşmakta, insan ve emek üzerine sahip olduğunuzu bildiğim değerlerin yerini tatsız soru işaretleri almakta.

İnsandan yana tavrınızla örtüşmeyen söyleminizi bir kez daha gözden geçirmenizi, affınıza sığınarak rica ediyorum Sayın Akyürek. Eleştiriler zaman zaman sert olabilir, ne varki sizin yaklaşımınızın sertliği de aştığını, yer yer hakarete ("Hem programda "Kriz" başlığı açacak kadar uyanık olacaksın, hem de sponsorların arasına Garanti ile Yapı Kredi'yi alacak kadar "UYANIK" olacaksın." İ. AKYÜREK), yer yer küstahlığa ("Bu kadar sorudan sonra gelecek yıl Afrika'da özel ordular kurup yerel halkı öldüren SHELL'i, savaş araçları işinden de kazanan KOÇ'un şirketlerini, ocak ayında işten atma operasyonlarının yenisini gerçekleştirecek UNILEVER'i sponsor adaylarınız arasına yazabilirsiniz." İ. AKYÜREK), genelde de çok büyük bir haksızlığa dönüştüğünü üzülerek gördüm.
Bu, eleştirmekten çok parçalamaya dönük tavrınızın nedenlerini (dikkatinizi çekerim, fikirlerinizi değil, fikirlerinizi dile getiriş biçiminizi kastediyorum.) gerçekten anlayabilmiş değilim. İdeolojik yaklaşımınız sayesinde son derece verimli bir tartışma zemini yaratabilecekken, ideolojik altyapınızı neden vasat bir politikacı üslubuyla boşalttığınızı da anlayabilmiş değilim. Hem camianın küçüklüğü itibariyle hem de şahsen, dokunma mesafesinde bulunuyor olmamıza karşın, neye istinaden gemileri yakmayı tercih ettiğiniz? Kalemin, klavyenin şehveti mi bu şiddeti yaratan?

Sayın Akyürek, samimiyetin de insani olgunluğun önemli bir parçası olduğuna inanıyorum. İnsanın ideolojik duruşunun bir bütünlük taşıması gerektiğini bildiğim için, izninizle ideolojik duruşunuzla, üslubunuz arasında bir bütünlük olup olmadığını samimiyetle yanıtlamanızı rica ediyorum. Yazınız kastını mı aştı, yoksa teammüden işlenmiş bir fiille mi karşı karşıyayız?

İşte bu soruları soruyor olmak üzüyor beni Sayın Akyürek!

Cümleler kolay kurulur Sayın Akyürek. Kalem akar gider kağıt üzerinde. Düşünce hürdür. Ancak sapla saman karışınca işler de karışır. Sponsorluk müessesesine getirdiğiniz negatif eleştiri ile İstanbul Saydam Günleri Organizasyonu'na ve organizasyonda emeği geçenlere yönelik ağır ithamlarınız, bu noktada sapla samanı oluşturmuş durumda. Tarihin yükünü yüklediniz omuzlarımıza, günah keçinizi yarattınız. Polemiklere aç bu kısır ortama (!), iştah açıcı bir zehirli elma bıraktınız. Vicdanları sızlatarak tezinizi savundunuz. Yiğidi öldürmekte bir sakınca görmezken, hakkını vermeye tenezzül bile etmediniz.

Sayın Akyürek, gönüllü çabalara yapıcı ve hakkaniyetli eleştirilerle yaklaşın ki, sanata katkınız daha belirgin olsun.



Yücel Tunca
Kasım 2001


| Paralax Ana Sayfa | İ. Akyürek'e diğer tepkiler |